Kurumsal Değerlerimiz


Her şey bir kutuyla başladı.


Fritz Schäfer, bundan neredeyse 80 yıl önce müşterinin isteklerini verimli ürünlere dönüştürdü.


Kurucumuz Fritz Schäfer 1937 yılında sac mamullerin üretimi için bir şirket kurduğunda, kurduğu işin gelecekte neye dönüşeceği henüz kestirilemiyordu: Kurduğu iş, lojistik sistemler ve sistem enstrümanları alanında dünyanın önde gelen şirketlerinden biri haline geldi.

Kurucumuz, attığımız her adımda bize eşlik eden, bu özel yeteneğe sahipti: zamanın ötesine bakma yeteneği. Uluslararası genişleme ve yeni ticari alanlar edinme. Müşterilerimizin sorunlarını ve ihtiyaçlarını görme ve onlara en olası çözüm yerine, müşteriye en uygun çözümleri sunma.

Bize "One-Stop-Shop" ya da sistem tedarikçisi deniliyor; Çünkü biz pragmatiğiz, çözüm ve gelecek odaklıyız.


Müşterilerimizi dinliyoruz, merakımızı koruyoruz ve onlara olağanın ötesinde çözümler arıyoruz.

KURUMSAL İLKELERİMİZ: DEĞERLERİMİZ

Sistem düşüncemizin kökeni geçmişimizde yatıyor. Bu prensip sayesinde, her şeyi tek elden sunan, piyasadaki az sayıdaki şirketten biriyiz. Bununla beraber sistem çözümlerimizin bileşenleri her zaman en iyi uyum içerisinde: Yani modüler ve entegre edilebilir. Bu sayede müşterilerimizin büyümelerine, her zaman eşlik edebilecek durumdayız.

LAGERFIX kutularımızın evrimi, sürekli olarak rafine ve ödüllü çözümler geliştirdiğimizi ıspatlar nitelikte. Müşterilerimizin gözünde, öncelikle uygulanabilir olan bir ürün veya bir sistem için, daima halihazırdakinden daha iyi bir çözüm arıyoruz.

Pazardaki en yüksek performanslı şirketlerden biri olduğumuzu; tüm dünyada 70'in üzerindeki noktada, 10 üretim merkezi ve 5 özel ana merkezde 9.500'den fazla çalışan ile her gün ispatlıyoruz. Alanımızda; A'dan Z'ye her türden ürün yelpazesine sahibiz, Manuel depolama sistemlerinden, otomasyon ve IT çözümlerine kadar.

Bir aile şirketi olarak; geleceği tıpkı bir aile reisinin yaptığı gibi, bir bütün olarak ele alıyoruz. Odak noktamız stabil, sürekli ve güvenli büyüme. Ailevi değerlere verdiğimiz önem, tüm hissedarlar arasındaki ilişkilerde de kendini gösteriyor.

En öncelikli sorumluluğumuz, karşılıklı çalışmamıza güvenebilen müşterilerimize karşı olandır. Burada, kurucumuzun her zaman söylediği sözü örnek alıyoruz: "Müşterimizi asla yağmurda bırakmayız."

Müşterilerimizin hangi taleplerle bize geldiğinin bir önemi yok: Problemi esnek ve yararcı yollarla, hemen ve yerinde çözüyoruz: Tabii ki çözümün uzun vadeli etkilerini gözden kaçırmamak kaydıyla.

Biz; dışarıdan tek tek parça alan yan sanayi işletmelerinden değiliz. Ürün ve sistemlerimizi kendi işletmelerimizde üretiyoruz, yani müşterilerimize A'dan Z'ye çözümler sağlıyoruz. Böylece bağımsız kalabiliyoruz ve her şeyin yüksek kalite standartlarımıza uygun olduğundan emin olabiliyoruz.